

Doğaltaş Sektörünün yakından takip ettiği birlik seçimleri dikkatle ve heyecanla takip ediliyor.
BAİB SEÇİMİNİ YAPTI
Antalya, Isparta ve Burdur’u kapsayan Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği (BAİB) Olağan Genel Kurulu’nda Mehmet Ali Can’ın yönetimi göreve getirildi.
BAİB Olağan Genel Kurulu, Nazım Hikmet Kongre ve Fuar Merkezi’nde yapıldı. Ramazan Keskin ve Mehmet Ali Can olmak üzere 2 listenin yer aldığı seçimde, 1241 üye oy kullandı.
Heyecanlı sahnelerin yaşandığı seçimde; Mehmet Ali Can’ın Başkanlığındaki Turkuaz Liste 624 oyla seçildi.
Başkanlığa seçilen Can, sandık başına giden tüm üyelere teşekkür etti.
Birlik ve beraberlik mesajı veren Can, “Bu seçim bir ayrım değildir, bu seçim bir bölünme değildir, bu sadece bir seçimdir, bu bir rekabettir. Ama bu rekabette kıran, döken, uzaklaştıran bir rekabet değil, güçlendiren, geliştiren, ileri taşıyan bir rekabettir. Bizim kültürümüzde, değerlerimizde rekabet olur ama düşmanlık olmaz. Seçim olur ama kırgınlık olmaz. Bugün yarışırız ancak yarın yine yan yana yürür, omuz omuza mücadele ederiz.” diye konuştu.
Seçimlerde ipi göğüsleyen Turkuaz Listesinde; Batu Marble, Çiçekmersan ve İmsa Marble Firmalarının yetkilileri de görev alacaklar. Kendilerini kutluyor, başarılar diliyoruz.


EGE’ de, İbrahim ALİMOĞLU güven tazeledi
İzmir Marble Fuarı’na özel olarak hazırlanan Dergi ve gazetemiz basım aşamasında iken, Ege Maden İhracatçıları Birliğinde seçim sonuçlandı.
Çeşitli platformlarda yaptığı konuşmalarda 2. Dönemde aday olacağını belirten İsmail Alimoğlu yeniden seçilerek güven tazeledi. Tek liste ile girilen seçimlerde, güncelenen yeni listesi ile seçime giren Alimoğlu ve ekibi 4 yıl süre ile Ege Maden ihracatçıları birliğinde görev yapacaklar.
İkinci Dönem İçin Güçlü Motivasyon
İbrahim Alimoğlu, ilk dönemde atılan adımların somut sonuçlarının alınmaya başlandığını ve bu kazanımları daha ileri taşımak istediklerini ifade ediyor. Küresel rekabetin giderek arttığı bir ortamda sürdürülebilirlik, katma değerli üretim ve yeni pazarlara açılım konularına daha fazla odaklanmak en önemli motivasyon kaynakları arasında yer alıyor. Üyelerin duyduğu güven ve verdiği destek de yeni dönem için önemli bir itici güç olarak öne çıkıyor.
Dengeli ve Yenilenen Yönetim Yapısı
Yeni dönemde yönetim kadrosunda kısmi bir yenilenmeye gidildiğine dikkat çekiyor. Tecrübeli isimlerin bilgi birikimi ile sektöre yeni bakış açıları kazandıracak isimlerin bir araya getirildiği dengeli bir yapı oluşturulmuş durumda. Liste belirlenirken sektörün farklı alt kollarını temsil eden, ihracat deneyimi güçlü ve aktif çalışabilecek isimlere öncelik verildiğini belirtiyor..

Yeni Dönem Projeleri
Yeni döneme ilişkin hedeflerini paylaşan Alimoğlu, hayata geçirilmesi planlanan projelerde, sektörün uluslararası rekabet gücünü artırmaya odaklanacaklarını vurguluyor.
Bu kapsamda uluslararası fuar katılımlarının artırılması ve özellikle stratejik fuarlarda güçlü varlığın sürdürülmesi hedefleniyor. Surface Design Show gibi prestijli etkinliklerde Türk doğal taşının tanıtımına devam edilmesi planlanırken, ticaret heyetlerinin artırılmasıyla yeni pazarlara daha yoğun açılım sağlanması amaçlanıyor. Ayrıca hayata geçirilen EGEBİM Projesi ile Türk taşı dünyaya tanıtılmaya devam edilecek.
UR-GE kümelenme çalışmalarına hız verilmesi, alım ve ticaret heyetlerinin sayısının artırılması ve ihracatçıların uluslararası alıcılarla daha fazla buluşturulması da öncelikli hedefler arasında yer alıyor.
Stone&Life ailesi olarak yeni yönetimi kutluyor ve başarılar diliyoruz.
İSTANBUL SEÇİMLERİ 30 NİSAN’DA


Ege Maden İhracatçıları Birliği seçimleri sonrası gözler İstanbul Maden İhracatçıları Birliği’ne çevrildi.
İMİB seçimleri 30 Nisan’da yapılacak ve iki ayrı liste oylanacak. İki ayrı başkan adayı var. Sayın Metin ÇEKİÇ ve Sayın Ali EMİROĞLU.
Başkan adayları hedeflerini şöyle özetliyor:
ALİ EMİROĞLU: DAHA GÜÇLÜ BİR BİRLİKTELİK İÇİN GELİYORUZ!
İstanbul Maden İhracatçıları Birliği (İMİB) Başkan Adayı Ali Emiroğlu, 30 Nisan’da gerçekleşecek genel kurul öncesinde sektörün temel sorunlarına ve çözüm yollarına ilişkin bir açıklama yaptı.
İMİB Yönetim Kurulu’nu, Türk Doğaltaş Mermer sektöründen sekiz firma ve endüstriyel mineraller ile metalik madenlerden ise üç firmayla oluşturduğunu belirten Emiroğlu, tüm çalışma arkadaşlarıyla İMİB’in yeni dönemde sadece bir temsil makamı olmasının ötesine geçerek, üreticinin ve ihracatçının her aşamadaki sorununa doğrudan müdahil olan etkin bir yapıya dönüşmesini sağlayacaklarını vurguladı. Hiçbir kurumu ve kişiyi ötekileştirmeden çalışacağının bilincinde olan yetkin bir ekiple yola çıktığını vurgulayan Emiroğlu, geçmiş yönetimlerin hizmetlerini bir bayrak yarışı anlayışıyla geliştirip devam ettireceklerinin sözünü verdi.
Emiroğlu, “Ayrışan değil, güçlenen bir birlik için geliyoruz” dedi.



“Hep birlikte ortak bir akıl etrafında kenetleneceğiz”
Seçim maratonunun son düzlüğünde ihracatçıların beklentilerini analiz eden Ali Emiroğlu, 30 Nisan tarihinin sektör için bir yol ayrımı olduğunu belirtti. Mevcut yapının daha proaktif bir hal alması gerektiğini ifade eden Emiroğlu, “Birliğimizin asıl görevi, ortak bir akıl etrafında kenetlenip, güçlü bir birlik anlayışını hakim kılarak madencilik ve mermer sektörünün karşılaştığı engelleri yek vücut halinde kolayca aşmak olmalıdır. Sahanın bizden beklentisi de budur” dedi.
“Bölgesel riskleri ve dünya ihracatımızın değişen maden ve mermer taleplerini doğru okuyan ve ihracatçısını yalnız bırakmayan bir yönetim olacağız”
Özellikle son günlerde Orta Doğu’da yakın bölgemizde yaşanan çatışmaların lojistik ve enerji maliyetleri üzerindeki doğrudan etkisine değinen Emiroğlu, dış ticaretin artık her zamankinden daha fazla küresel dengelerle yönetildiğini ifade etti. Sıcak çatışmaların lojistik hatlarda yarattığı tıkanıklıkların ihracatçının süreç yönetiminden ötürü en büyük maliyet kalemi haline geldiğini belirten Emiroğlu, çözüm perspektifini şu sözlerle aktardı:
“Komşu ülkelerde yaşanan gerginlikler ve lojistik yol güzergahlarındaki kritik noktalarda yaşanan belirsizlikler, mermer sektörünün başını çok ağrıtan konteynır sorunları gibi çözümsüz kalmış sorunlar rekabet gücümüzü zayıflatıyor.
Bu noktada İMİB uluslararası alanda kurumsal kimliğini daha aktif bir şekilde kullanarak kamu kurum ve otoriteleri ile birlikte alternatif rotalar geliştiren ve eşgüdümlü hareket eden bir kriz yönetimi performansıyla çalışmak zorundadır. Navlun ve konteyner sorunlarının, limanlarda yaşanan ilave maliyetlerin çözümüne ilişkin ilgili bakanlıklar nezdinde oluşturacağımız çalışma grupları ile dünyada, yakın çevremizde ve Avrupa’da uygulanan navlun uygulamalarından ihracatçımızın eşit şartlarda faydalanmasını, ayrımcılığa uğramamasını sağlayacağız. Limanlar ve lojistik zincirindeki darboğazların azaltılması için aktif girişimlerde bulunacağız. Bunun yanı sıra ülkemizde kritik öneme haiz İzmir, Mersin, İskenderun ve Gemlik gibi limanlarla daha yakın iş birlikleri kurup lojistik zincirinde yer alan tüm sorunların çözümünü en kısa sürede sağlayacağız.
Son dönemde dünyada yaşanan gelişmelerden ötürü değişkenlik gösteren taleplere ilişkin hep birlikte yeni bir hikaye yazmamız gerekiyor. Rakamları değerlendirdiğimizde özellikle Çin nezdinde ülkemizin ihracat rakamlarında düşüş gözlenirken, Çin’in diğer ülkelerden yaptığı ithalatlarında yaşanan artışların çok dikkatle değerlendirilmesi ve bu hususta markalaşma ve ihracat stratejisi kapsamında ürünlerimizi ortak akılla yeni hikayeler ile buluşturmanın yollarını arayacağız. İhracatımızı sürdürülebilir bir artış temposuna kavuşturmayı hedeflemekteyiz.”

“Atölyelerimizden ocaklarımıza kadar her kesimin hakkını koruyacağız”
Sektörün mutfağından gelen bir isim olarak mermercilerin yaşadığı kronik sorunları yakından bildiğini dile getiren Emiroğlu, özellikle ruhsat süreçlerindeki tıkanıklıklara dikkat çekti. Artan maliyetler ve izin süreçlerindeki belirsizliklerin sektörü yeni yatırımlardan uzaklaştırdığını vurgulayan Emiroğlu, “Mermer sektörümüz, küresel moda akımları nedeniyle sürekli yeni ocaklar açma zorunluluğuyla karşı karşıya. Mermer moda olduğu dönemde üretimi yapılıp ekonomiye kazandırılırsa ülkemiz için nadir maden statüsündedir. Ancak mevcut idari ve mali yükler, üreticilerimizin rekabet gücünü yok ediyor ve ruhsat terk etme noktasına getiriyor. Özellikle rehabilitasyon bedelleri gibi ek maliyetlerin rekabet gücümüze etkilerini hassasiyetle aktaracağız. Bizim önceliğimiz, Türk mermerini dünyaca ünlü mimar ve tasarımcılarla iş birliği yaparak global bir marka değerine dönüştürmek. Özellikle atölyelerimizin tasarıma ve dekorasyona yönelik proje bazlı imalat yapabilme kabiliyetlerini geliştirip bir çekim merkezi haline dönüştürerek ihracat dünyasında katma değerli birer ihracatçı olmaları yönünde el birliği ile hareket edeceğiz. Atölyesinden ocakçılarımıza kadar her paydaşın hakkını koruyacağız.
“Sektörün itibarını, hak ettiği zirveye taşıyacağız”
Sektöre yönelik kamuoyu algısını teknik veriler ve şeffaf iletişimle değiştireceklerini ifade eden Emiroğlu, madenciliğin sürdürülebilir bir gelecek için vazgeçilmez olduğunu hatırlattı. Yanlış bilgilerle oluşturulan olumsuz algıları yıkmak için “Sorumlu Madencilik” prensiplerini İMİB’in kurumsal omurgası yapacaklarını belirten Emiroğlu, “Madencilik ve Doğaltaş – Mermer sektörünün gerçeklerini, üniversitelerimiz ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği yaparak her platformda anlatacağız. Çevreyle uyumlu ve toplumla barışık bir madencilik kültürü, sektörümüzün itibarını hak ettiği zirveye taşıyacaktır” sözleriyle çözüm odaklı yaklaşımını vurguladı.

“30 Nisan’da değişime oy verin”
Ali Emiroğlu, 30 Nisan’daki seçimin bir güven oylaması olduğunu hatırlatarak, “İMİB’i sorunlarımızın çözümünün merkezi haline getirmek için tüm ekibimle göreve hazırım. İMİB’i sektörümüzün her bir ferdinin ve kesiminin kendini ait hissettiği güçlü bir çatı haline getirmenin mücadelesini vereceğiz. Sektörün yalnızca sorunlarla değil, ülkeye sağladığı katkıyla da konuşulmasını sağlayacağız. Madenciliğin sadece yaptığı üretimlerle ve ihracatla değerlendirilmesinden ziyade, uç ürünlerde faaliyet gösteren her türlü ana sektör için olmazsa olmaz olduğu bakış açısını yaygınlaştıracağız. Mevzuat değişikliklerinde sektörün görüşünün dikkate alındığı ve birkaç işletmenin yaptığı hatalardan ötürü faturasının tüm sektöre kesilmediği güçlü bir temsil yapısını oluşturacağız. İMİB’in görev, yetki ve sorumluluklarını kişilere bağlı değil, kurumsal kültüre dayalı bir yönetim anlayışına kavuşturacağız. Böylelikle birliği bizden sonra da sektörü sorunsuz temsil edecek bir kurumsal yapıya dönüştüreceğiz. Made in Türkiye ibaresinin itibarını yükseltecek projeler geliştirecek, Turkish Stones, Turquality projelerinin gelişiminin ısrarla takipçisi olacağız. Sektörün tüm yapısal sorunları için uzman çalışma grupları kurup, “Geleceği Şekillendirenler Kurulu” nu hayata geçireceğiz. Bu kurul vasıtasıyla tüm yeni nesil genç mermerci ve madencilerin geleceğin yönetim anlayışını bugünden oluşturmasının ve mevcut yönetime vizyoner katkılarının anında aktarılmasını sağlayacağız. Bu vizyonla, 30 Nisan’da tüm üyelerimizi sektörün geleceğine sahip çıkmaya davet ediyor, gelin, sektörümüzü hak ettiği geleceğe el birliğiyle taşıyalım diyorum. HEP BİRLİKTE KAZANACAĞIZ diyerek tüm üyeleri değişim için oy vermeye davet ediyorum.” diye belirtti.

METİN ÇEKİÇ: “KOMİTE BAZLI YÖNETİM ”
İstanbul Maden İhracatçıları Birliği (İMİB) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve başkan adayı Metin Çekiç, İMİB’i daha kapsayıcı, daha rekabetçi ve daha güçlü bir yapıya dönüştürmeyi hedeflediklerini söyledi. Metin Çekiç, temsilde eşitlikten dijitalleşmeye, komite bazlı yönetim modelinden Turkish Stone markasıyla katma değerli ihracata kadar uzanan kapsamlı ajandasıyla, sektörü hak ettiği noktaya taşımaya odaklandıklarını söyledi.
İstanbul Maden İhracatçıları Birliği (İMİB) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve başkan adayı Metin Çekiç, yeni dönemde de birliği yalnızca belirli bir grubun ya da platformun değil, tüm ihracatçıların aktif olarak söz sahibi olduğu bir yapı olarak yönetmeyi sürdüreceklerini söyledi. Sektörün içinden gelen bir isim olarak sorunların sahada net şekilde görüldüğünü belirten Çekiç, hızlı ve uygulanabilir çözümlerle hareket edeceklerini vurguladı. Yaklaşık 35 yıllık sektör deneyimi ve son dönemdeki yönetim tecrübesiyle yola çıktıklarını ifade eden Çekiç, özellikle pandemi sonrası daralan talep, artan maliyetler ve küresel ticarette yaşanan kırılmaların sektörü zorladığını ifade etti. Çekiç, bu nedenle zaman kaybetmeden somut adımlar atılması gerektiğini dile getirdi.
Göreve devam etmeleri halinde temsilde eşitliği güçlendirecek komite yapılanması kuracaklarını vurgulayan Metin Çekiç, mevcut sistemde belirli ihracat hacmi kriterlerinin birçok firmayı karar süreçlerinin dışında bıraktığını hatırlattı. Bu yapıyı dönüştürmeyi hedeflediklerini belirten Çekiç, yeni modelde, farklı ölçeklerden firmaların yer alacağı ve doğrudan karar alma süreçlerine etki edecek komiteler kurulacağını kaydetti. Bu yapı sayesinde sektörün farklı segmentlerinden gelen görüşlerin yönetime yansıtılmasını sağlayacaklarını kaydeden Çekiç, bu yaklaşımın yalnızca temsili artırmakla kalmayacağını, aynı zamanda daha hızlı ve gerçekçi kararların alınmasına zemin hazırlayacağını belirtti.

KATMA DEĞERLİ İHRACAT VE TURKISH STONE
Yeni dönemin öncelikli hedeflerinden birinin de Türk doğal taşının uluslararası pazarda daha güçlü bir marka olarak konumlanması olduğunu dile getiren Çekiç, Turkish Stone markasıyla yürütülen çalışmaların genişletileceğini ve Türk taşının yalnızca ham madde değil, yüksek katma değerli bir ürün olarak sunulacağını ifade etti. Bu kapsamda mimari projelerle daha güçlü entegrasyon, tasarım odaklı iş birlikleri ve global pazarlarda görünürlüğü artıracak stratejilerin devreye alınacağını belirten Metin Çekiç, amaçlarının Türk doğal taşını premium segmentte konumlandırarak ihracat gelirini yukarı taşımak olduğunu söyledi.
DİJİTALLEŞME VE İHRACAT AKADEMİSİ
Dijitalleşme projeleri arasında stratejik bir başlık olarak öne çıktığının altını çizen Metin Çekiç, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sanal fuarlar ve dijital B2B platformlarıyla firmaların küresel alıcılara daha hızlı erişmesi sağlanacak. Öte yandan küçük ve orta ölçekli işletmelere yönelik bir İhracat Akademisi kurulmasını planlanıyoruz. Bu yapı ile firmaların dış ticaret yetkinliklerinin artırılması, yeni ihracatçıların sisteme kazandırılması ve sürdürülebilir büyümenin desteklenmesini amaçlıyoruz. Genç ihracatçılar ve kadın girişimciler için oluşturulacak özel komitelerle de sektörde daha kapsayıcı bir yapı kurulmasını hedefleniyoruz.”
ORTAK AKIL HIZLI AKSİYON
Kapsayıcı yönetim, komite bazlı karar mekanizması, katma değerli ihracat ve dijital dönüşüm ekseninde yol haritalarını şekillendirdiklerini söyleyen Metin Çekiç, yeni dönemde İMİB’in, tüm paydaşların katkı sunduğu ve sektörün tamamını temsil eden bir yapı olarak faaliyetlerine devam edeceğini vurguladı.
Göreve devam etmeleri halinde temsilde eşitliği güçlendirecek komite yapılanması kuracaklarını vurgulayan Metin Çekiç, mevcut sistemde belirli ihracat hacmi kriterlerinin birçok firmayı karar süreçlerinin dışında bıraktığını hatırlattı. Bu yapıyı dönüştürmeyi hedeflediklerini belirten Çekiç, yeni modelde, farklı ölçeklerden firmaların yer alacağı ve doğrudan karar alma süreçlerine etki edecek komiteler kurulacağını kaydetti.

