Her Proje Kendi Hikayesinden Doğar...

HER PROJE KENDİ HİKAYESİNDEN DOĞAR…

Hem ülkemizde hem de ülke dışında yaptığı projelerle ismini ‘Dünya Star Mimarlar’ arasına yazdıran Emre Arolat, yaptığı sıra dışı, yenilikçi ve özgün tasarımlarıyla farkını ortaya koymaya devam ediyor. Mesleki yaşamı birinciliklerle, unvan ve ödüllerle dolu olan Arolat; bu yıl Türk mimari anlayışını New York'a da taşıdı.

Emre Arolat; “Yerle ilgili hayal kurmak, orayı tanımak, koklamak, durumunu anlamak benim için çok önemli. Sadece topografyayı kastetmiyorum. En az topografyası kadar o işin politikası ve kültürü de önemlidir. Örneğin; çok rüzgarlı bir yer bile, projeyi tamamen bambaşka noktaya götürebilir. Bu yüzden yeri görmeden, projeyle ilgili hiç bir şey tasarlamam. Kendime ait bir tasarım tekniğim de var. Topografyayı görmenin yanı sıra, bazı durumlarda konuya ilişkin okuma yaparım. Sonra da bütün okuduklarımı bir tasarım sepetinin içine koyar, onu her taraftan sallar ve projedeki önceliklerimi belirlerim. Bu bağlamda da, her proje kendi hikayesinden doğar”.

EMRE AROLAT; MESLEĞE BAŞLADIĞI GÜNDEN BU YANA HEM ULUSAL HEM DE ULUSLARARASI ÖDÜLLER ALDI. DÜNYA STAR MİMARLARİ ARASINDA GÖSTERİLİYOR. SON YILLARDA ÖZELLİKLE CAMİ PROJELERİ İLE DE ADINDAN SÖZ ETTİRİYOR.

“İslam felsefesine meraklı birisiyim. İslam mimarisinin bugün içinden geçtiği buhranı kritik buluyorum. Bunu keşfetmek için Sancaklar Camii iyi bir fırsat oldu. Sancaklar Vakfı tarafından, bana o proje teklif edildiğinde kendilerinden süre istedim. Çünkü hayatımda hiç cami tasarlamamıştım bir okul projesi dışında… Okuyarak, İslam alimleriyle konuşarak, elime hiç kalemi almadan dört ay vakit geçirdim…

Araştırırken; İslam felsefesinin özündeki tevazuyu, kültürel yükleri henüz edinmemiş olduğu döneme kadar İslam olduğu döneme kadar İslam mimarlığının da aynı tevazuyla yaklaşılan bir durum olarak resmettiğini gördüm. Ne Kuran'da ne de başka ciddiye alınan bir İslam yazınında caminin fiziksel şekliyle ilgili hiçbir tarif yok! Temiz olan her yer ibadet edilebilir yerdir. Dolayısıyla kainat aslında bir ibadethanedir.

2014 yılında yayımlanan Dergimizin 13. Sayısında Sancaklar Camii’ ni kapağa taşıyarak, haber yaptık
Biz de bütün bunlardan; İslam'ın, İslam mimarlarının ve ibadetin özünün önemsenmesinden yola çıkarak Sancaklar Camii'ni yaptık. Fakat sonra geldiğimiz nokta biraz tuhaf oldu. Biz İslam tevazusu üzerinden yola çıksak da, Sancaklar Camii inanılmaz şöhretli oldu. Camiye bir anda otobüsler dolusu insan gelmeye başladı dünyanın dört bir yanından. Kısa bir süre sonra da, sarı tabelalara çıktı ve Türkiye'deki ziyaret edilmesi gereken eserler arasına girdi…
Bunlar bir taraftan sevindirici şeyler tabii. Ama öbür taraftan bakınca bir mimar için tuhaf bir durum. Çünkü insanların ibadet edebileceği veya düşünebileceği bir tür meditasyon mekanı olarak tasarladığımız bir şeyin bu kadar şöhretli olması aslında amaçlarımıza ters düşen bir şey …”
Arolat Mimarlık şu anda Acman‘da (Ajman / BAE) bir cami projesini hayata geçiriyor
Arolat Mimarlık şu anda Acman‘da (Ajman / BAE) bir cami projesini hayata geçiriyor. Emre Arolat bu projenin hikayesi de şöyle özetliyor:

“ Amerika'dayken telefonum çaldı. Arayan camiyi yaptırmak isteyen genç adamdı. Benimle konuşurken çok büyük bir acı içindeydi. Annesini kaybetmiş. ‘Bu acıdan kurtulabilmem için annem adına bir cami yaptırmak istiyorum’ dedi. ‘Tamam!' dedim. Bu durum tek başına bir esin kaynağı aslında… Fakat Acman'a gidip caminin yapılacağı yeri görene dek nasıl bir cami tasarlayacağıma dair fiziksel bir şey hayal edemedim. İlk fırsatta gittim. Caminin yapılacağı arsayı görmek için. Orayı gördükten sonra bir şeyler kurgulamaya başlayabildim. Hep dediğim gibi, her proje kendi hikayesinden doğuyor. Sancaklar Camii ile tek bir ortak noktası var. İslam Felsefesi…” Ajman Camii Projesinin Özellikleri: Birleşik Arap Emirlikleri'nin sahip olduğu yedi emirlikten en küçük olanı Ajman'da bulunan 10.000 metrekarelik arsa, büyük bir yüksek rezidans bloğunun yakınında yer alıyor. Buna rağmen zeminden yayılan kabuk benzeri platformların birleşimi ile kendine özgü bir ambiyans ve mekansal ortam yaratıyor. Karma programlı kompleks, 2.500 kişi için bir cami, sosyal ve eğitim faaliyetleri, rekreasyon alanları, servis alanları ve şehre hizmet edecek bir otopark alanı içeriyor. Her yönden yollarla çevrelenmiş araziye, ana aksa bağlantı sağlayan yeni bir yol ekleniyor. Bu yeni bağlantı yolu, doğrudan alınan güneş ışığının etkilerini hafifleterek daha serin bir ortam sunarken, aynı zamanda kompleksteki tüm fonksiyonları da birleştirmeye yardımcı oluyor. Tasarımda duvarların bir çatıya ve çatıdan yaya yollarına sorunsuz bir şekilde geçerek çeşitli yürünebilir yüzeyler ve platformlar yaratması sağlanıyor. Eğimli yüzey aynı zamanda, bir meditasyon terasına açılan ve kuzeydeki bir deniz manzarasına sahip gölgeli bir alan sağlamak için kısmen düzenleniyor. Tasarımın genel biçimi, sorunsuz bir biçimde duvarların çatıya, çatının da yaya yollarına dönüşümünü sağlıyor. Eğimli yüzeyde aynı zamanda, ibadet terasına açılan ve deniz manzarasına sahip gölgeli bir alan oluşturmak amacıyla yer yer peyzaj öğeleri kullanılıyor. Projenin iki yıl içinde tamamlanması öngörülüyor