Madencilik Sektörü cari açığı kapatacak potansiyel ve güce sahiptir.

Madencilik Sektörü cari açığı kapatacak potansiyel ve güce sahiptir.

Dünyanın ticaret savaşları, bölgesel savaşlar, ülkeler arası yaptırımlar ile sarsıldığı bu dönemde, zor bir coğrafyada bulunan ülkemiz de bundan payını almakta, süreç sektörümüzü ve ekonomimizi derinden etkilemektedir.

Yaşanan bu dönemde doğanın bize bahşettiği Mermer ve Maden Potansiyelini özel sektörün gücünden ve bilgi birikiminden yararlanarak işletmek ülkemiz ve ekonomimiz için son derece önemlidir. Cari açığın krizlere neden olduğu hepimizce bilinen bir gerçektir. Türkiye hem mermer hem de metal ve metal dışı madenler açısından çok ciddi bir potansiyele sahiptir. Bu potansiyeli gerektiği gibi değerlen diremediğimiz ve işletemediğimiz ortadadır. Gerekli tedbirlerin alınması durumunda doğal kaynakların çok kısa bir süre içerisinde ekonomiye kazandırılması mümkündür.

Madencilik ithalata bağlı olmadan üretim yapabilen, ihraç potansiyeli ile döviz girdisi sağlayan yegane sektördür. Doğal olarak ekonomimiz için en güvenilir kaynak kendi öz kaynaklarımızdır. Ülkelerin kalkınması kendi öz kaynaklarının değerlendirilmesi ile mümkündür. Bu kaynakların aranması, ortaya çıkarılması, işletilmesi önemlidir. Arama ve üretimin önünde var olan ve her geçen gün artan engellerin kaldırılması, sektörün önünün açılması halinde cari açık sorununun kısa sürede çözüleceği görülecektir.

Bu hedef ve öngörü asla ve asla hayal değildir.
Madencilik sektörünün önünde saymakla bitirilemeyecek sorunlar ve engeller vardır. 2013 yılından bu yana küçülen sektör “ Başbakanlık Genelgesi, yüksek orman bedelleri, ruhsat güvencesinin azalması, çok sık değişen kanun ve yönetmelikler, ruhsat bedel ve devlet haklarının yüksekliği, ÇED süreci ve devamında birçok Bakanlık ve Bakanlıklara bağlı onlarca kurum ve kuruluştan alınması gereken izin süreçlerinin aylar, hatta yıllar sürmesi ve özellikle izin veren kurum ve kuruluşların madenciliğe kısıtlı alanlar yaratması, var olanları genişletmesi, doğal kaynakların işletilmesi önceliğinin hiçe sayılması vb. birçok nedenden dolayı öngörülebilir olmaktan çıkmış ve yatırım güvencesi ve öngörülebilirlik azalmış durumdadır. Sadece Orman Bakanlığında 1500’ü aşkın dosya izin için aylardır beklemektedir. Yüzlerce maden işletmesi tıkanma noktasına gelmiştir. Yaz aylarında yapılması gereken arama ve üretime hazırlıklar maalesef yapılamamıştır. Bunun olumsuz etkileri önümüzdeki yıllarda da hissedilecek ve istatistiklere yansıyacaktır. Benzer bir durum MAPEG ( Eski MİGEM )’de bekleyen temdit ( süre uzatımı ) ve devir talepli sahalar içinde vardır.

İzin ve Ruhsat süreçlerindeki belirsizlikler üretim ve ihracat rakamlarını olumsuz etkilemeye devam etmekte, sektör küçülmekte ve yeni yatırımlar azalmaktadır. 2013 yılı ihracat rakamları bugün itibarı ile hala yakalanamamıştır. Sektörün 2013 öncesi gibi %20-30 büyüme oranlarına kavuşması cari açığa derman olması için: güven ve arttırılması, izin süreçlerinin öngörülebilir olması gerek yerli gerekse yabancı sermaye yatırımlarını arttıracaktır

Sektörün Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığından aldığı Maden Ruhsatları, ÇED süreci ve sonrasında onlarca kurumdan herhangi birinin verdiği olumsuz görüşle işlevsiz hale gelmekte ve yatırımların önü kesilmektedir. Bu durum ihale yolu ile alınan sahalar için de geçerlidir. Ruhsat alıp izin alamayan firmaların ödediği ihale bedelleri yanmakta, bu da ihalelere ilgiyi azaltmaya yol açmaktadır. Ödenen bedellerin geri ödenmesi ile ilgili yasal düzenleme acilen ve mutlaka yapılmalıdır. Sektörün önü açılmadan, engeller kaldırılmadan gelişme, büyüme mümkün değildir.

Seçimlerden sonra yeni sistemin sektör ile ilgili en büyük değişikliği Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile 2012-15 sayılı Başbakanlık Genelgesinin iptal edilmesidir. Yeni düzenlemede kurulacak komisyonlar tarafından yapılacak işlemlerin nasıl uygulanacağını tam bilemesek de olumlu olacağına ve işlemleri hızlandıracağına inanıyoruz.E.T.K.B. ve bağlı kuruluşların madenlerin ekonomiye kazandırılması, enerji bağımlılığının ortadan kaldırılması konusunda yerli kömürlerimizi yönelme kararlılığı ve öz kaynaklarımızın işletilmesi konusunda gösterdiği iradenin güçlenmesi umutlarımızı arttırmaktadır. Bu iradenin diğer bakanlık kurum ve kuruluşlara da yansıması son derece önemlidir.

Madencilik sektörü önündeki engellerin kaldırılması ile dünya pazarlarından daha fazla pay almak için gecesini gündüzüne katmaya hazırdır ve bununla ilgili düzenlemeleri umut ve heyecanla beklemektedir.

ALİ EMİROĞLU
Türkiye Madenciler Derneği Yön. Krl. Bşk.