Salgının Yarattığı Belirsizlik, İzin Alım Süreçlerinde Yaşanan Sorunlar Sürüyor

SALGININ YARATTIĞI BELİRSİZLİK, İZİN ALIM SÜREÇLERINDE YAŞANAN SORUNLAR SÜRÜYOR.

Her birimiz bu korkunç salgınla halen mücadele etmeye devam ederken bir taraftan da üretim ve satış için çabalıyoruz. Bu dönemde hayatını kaybedenlerimize Allah’tan rahmet hastalarımıza acil şifalar diliyorum.
Bilineni tekrarlamak gerekirse, sektörümüz salgından ilk etkilenenler arasında. Blok ihracatımız yüzde otuz oranında düşüşte, işlenmiş ürün ihracatımızda yüzde 5’lik bir artış yaşansa da genel olarak baktığımızda geçtiğimiz yılın ilk 9 ayına göre ihracatımız yüzde 10 azalmış durumda. İç pazarımız çok hareketli değil. Yine de üretmemiz, çalışmamız, bu zor dönemi atlatmamız gerekiyor. Ülkemiz yeraltı kaynaklarını yerbilimleri öğretileri temelinde çevreye duyarlı bir şekilde üreterek ekonomiye kazandırmak, istihdamımızı korumak hepimizin ortak hedefi.
Son günlerde Suudi Arabistan’la yaşanan sıkıntıları çoğumuz biliyoruz. Benzer sorunlar sektörümüz ihracatında da yaşanıyor. Uygulanan prosedür gereği ülkeye ürün girişi yapmak pek mümkün değil. Irak’la da benzer bir durum söz konusu. Önceden Irak’a ihracat için CE belgesi ve doğal taş akredite laboratuvarlarında yaptırılan analizler yeterli olurken, müşterilerimiz açısından bir sorun olmamasına rağmen son zamanlarda bu analizlerin Irak’ta yapılması gerektiği bildiriliyor. Bu konuyu çözüme kavuşturmak için uğraşıyoruz. İlerleyen günlerde ihracat değerlerimizde bu durumun etkilerini göreceğiz elbette.

İstanbul Sanayi Odası, Ağustos ayı Türkiye İmalat Sanayi Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI) raporuna göre, sektörümüzün de içerisinde yer aldığı metalik olmayan mineral ürünler sektörü üretimi azalan, girdi maliyetleri en yüksek oranlı artış gerçekleşen sektörlerden biri oldu. Yeni siparişlerde azalma gözlemlendi. Geçtiğimiz günlerde yayımlanan PMI Eylül ayı raporunda ise Ağustos ayındaki duraklamanın yerini toparlanmaya bıraktığı belirtildi. Sektördeki girdi maliyetleri enflasyonu yüksek düzeyini korurken, yeni siparişlerde artışlar yaşandığı belirtildi. Öte yandan, Çin Halk Cumhuriyeti İmalat PMI değerinin 51.5’e ulaştığı açıklandı. Bu değerin Çin Halk Cumhuriyeti ekonomisinin toparlanarak büyümeye başladığına işaret ettiğini düş

Her ne kadar Sektörümüzde bir toparlanma yaşanıyor olsa da diğer bir yandan sektörümüzde salgının yarattığı belirsizlik, izin alım süreçlerinde yaşanan sorunlar sürüyor. Mevzuat ile ilgili gerek Bakanlıklarla görüşmelerimiz gerekse Sektör STK’ları ile birlikte yapılan çalışmalarımız devam ediyor. TÜMMER olarak yaşanan sorunlarımızı, taleplerimizi her ortamda dile getiriyoruz. Geçtiğimiz günlerde ETKB Bakanımız Sn. Fatih DÖNMEZ’in teşrifleriyle TOBB Türkiye Madencilik Meclisi Toplantısına katıldık. Ertesi gün ETKB, Tabii Kaynaklar Daire Başkanı başkanlığında Birliğimiz yetkilileri ile bir araya geldik. Yine orada da sektörümüz gerek mevzuat anlamında gerekse uygulamada yaşadığımız sorunları arz ettik.

Geçtiğimiz hafta, içinde Maden Kanununa ait 4 maddenin de bulunduğu Kanun teklifi TBMM Komisyonunda görüşülmeye başladı. Maden Kanununun 13. Maddesinde Ocak ayında ödenmeyen ruhsat bedellerinin Haziran ayı son gününe kadar ödenmesi halinde iki katı tutar yatırılmak zorunda iken, gecikme zammı eklenerek ödenmesi teklif ediliyor. Bir diğer madde, hali hazırda 18 işlemden istenilen 22/A kapsamında vadesi geçmiş borcun bulunmaması şartına ait işlem sayısının 6’ya indirilmesi. Ancak bu 6 işlemden ikisi olan işletme ruhsatlarının verilmesi ve sürelerin uzatılması (temdit) özellikle pandemi dönemi için sektörümüzü endişelendiren bir konu. Vekillerimize, bürokratlarımıza; gerek arama ruhsatından işletmeye geçiş aşamasında gerekse en az 10 yıllık süreye sahip işletme ruhsatlarının verilmesi aşamasında ruhsat iptaline neden olabilecek 22/A kapsamında vadesi geçmiş borcun bulunmaması şartının aranmaması konusunda gerekçelerimizi ifade etmeye çalıştık. 24. Maddeye eklenmesi teklif edilen “süresi içerisinde süre uzatım talebinde bulunulmuş olmak kaydı ile süre uzatım talebi değerlendirmesi tamamlanmayan ruhsat sahalarında oniki ayı geçmemek üzere Bakan onayı ile maden işletme faaliyetine izin verilebilir” cümlesi üretim faaliyetlerimizin aksatmadan devam edebilmesi için önemli bir düzenleme.

Teklifle yapılmak istenilen değişiklikleri olumlu olarak değerlendirmekle birlikte sektörün önünü tıkayan, öngörülebilirliği yok eden mevcut kanundaki hükümlerin de değişmesinin önemli olduğunu vurgulamakta yarar görüyoruz. Umuyoruz ki sektörümüz açısından büyük önem arz eden bu konular da bir an önce çözüme kavuşur.

√ Madencilik sektöründen elde edilen devlet gelirinin artırılması için, sektörden alınan vergi ve devlet hakkının artırılması yerine, yatırım ve üretimi artıracak, istihdamı artıracak düzenlemelerin yapılması,
√ Ruhsat düzenlendikten sonra, diğer kurum ve kuruluşlar tarafından getirilecek olası kısıtlamalar karşısında, Maden Kanununda, ruhsat hukukunu koruyan ve olası dış etkilere karşı ruhsat güvencesini kesin olarak sağlayan düzenlemelerin yapılması,
√ Maden üretimi ile doğrudan ilgisi olmayan, yükleme, tesis/fabrika maliyetleri, ihracat giderleri gibi kalemlerden Devlet hakkı alınmasının önlenmesi;
√ Orman arazi izin bedellerine getirilen yüzde elli indirimin, bir defaya mahsus olmak üzere on yıl boyunca tüm ruhsatlara uygulanarak haksız rekabetin önüne geçilmesi,
√ Üretim için gerekli izin alımlarında geçen sürelerin makul seviyelere indirilmesi,
gibi konularda yapılacak düzenlemelerle madencilik sektörünün ilerlemesinde etkili olacağını düşünüyoruz.

Sağlıklı, bereketli, bol kazançlı günler dilerim.
İbrahim ALİMOĞLU
TÜMMER Y.K. BAŞKANI