Sevgili Okurlar; 2017 YILININ SON ÇEYREĞİNE GİRMİŞ BULUNUYORUZ…

Tek ve güçlü ses çıkardığımızda sonucun lehimize gelişebileceğinin sinyallerini alıyoruz. 2016 yılına oranla, sektör olarak daha iyi ve geleceğe dair umut dolu bir yıl yaşıyoruz.

Uzun bir aradan sonra, ihracat değerlerimizde önemli bir artış var. Öte yandan sektörel sorunlarımızın çözümüne yönelik olarak da Ankara’dan olumlu sinyaller geliyor. Gerekli iyileştirmelerin yapılması durumunda, özellikle ocak yatırımları hız kazanacaktır. Bazı üretim bölgelerimizde coğrafi iklim koşulları, yatırım ve üretimleri planlamaları olasılıkla bir sonraki yıla yönelik olacaktır.

Ama Pazar hala karmaşık… Ortadoğu ateş çemberi, Avrupa’nın durumu ortada… Çin- Hindistan- Uzakdoğu Ülkeleri- Türk Cumhuriyetleri- Birleşik Arap Emirlikleri özetle Pazar aynı Pazar! Farklı pazarlar yanı sıra taşların doğru yerde ve doğru fiyatlarla değerlendirilmesi gerekiyor. Tabii katmadeğer açısından, uluslararası projeleri de dikkatle izlemek gerekiyor. Özetle hız kesmeden ama dikkatlice çalışmaya devam….

Sizlere beğeneceğiniz umuduyla, dopdolu bir dergi hazırladık. Dergimize özgü köşelerimizle, sektörel haberlerimizle mimari ve sanatsal paylaşımlarımızla ve tabii ki takip ettiğimiz fuarlara yönelik değerlendirmelerimizle huzurlarınızdayız

Geçtiğimiz aylarda Sektörümüzün iki emekçisi aramızdan ayrıldı. Üzüntülerimizi anlatmaya kelimeler yetmez… Saygı ve rahmetle anıyor, ailelerine ve camiamıza taziyetlerimizi sunuyoruz.

Sevinçlerimiz de var elbet… Dergimizde güzel, mutlu anları da paylaşmaya çalıştık. Çünkü Hayat böyle bir şey.

Değerli Okurlar;
Dergimizde, boyalı basın kalıbına girmeden, objektif olarak ve özellikle de tüm sivil toplum kuruluşlarına eşit mesafede olmaya özen gösteriyoruz. Sektörü çok iyi tanıyoruz. Çünkü şahsen, sektörün birçok bölümünde aktif olarak görev yapıyorum. Elbette değerlendirmelerim var. Elbette zaman zaman taraf olduğum konular var, ama biz bu sektörün yayın organıyız! Şahıs ya da kuruluşların değil! Fikirlerini ve uygulamalarını beğenmesek de tarafsız olmak ve üslubumuza dikkat etmek durumundayız.

Bu sektörün içinde öğrenerek büyüdüm ve öğrenmeye de devam ediyorum… Akademisyen, mermerci ve kurumsal kimliklerimle sivil toplum kuruluşlarında üst düzeyde görev alan biri olarak; Sektörel dergilerimizin kendine biraz çeki düzen vermesi gerektiğini düşünüyorum.

Ekmek yediğimiz sektöre karşı eleştiri ya da takdirlerimizde saygı sınırları içinde kalmamız gerektiğini bilmeliyiz. Hele de söz konusu, sektörümüzü temsil eden kurum ve kuruluşlar ise, seçilmiş başkanlar ise… Ne Haddimize! Birbirimize karşı uslup - tavır sorunumuz da olmamalı. Birbirimizi ve yayınlarımız sevmek, beğenmek zorunda değiliz. Ama saygılı olmalıyız! Elbette rakibiz. Rekabet, farkındalık ve kalite getirmeli! Şu an yayınlanmakta olan dergilerin çıkış öykülerini de iyi bilen sektör kökenli biri olarak; araştırmacı, uzlaşmacı ve saygılı bir üslubun sektörümüze daha ciddi kazanımların yolunu açacağı kanaatindeyim.

Sürç’ü lisan ettik ise, af ola…